Türkiye’nin herhangi bir yerinde; “Nevşehir Türkiye’nin neresindedir?” Sorusunu yönelttiğiniz zaman çoğu insan bilemez. Çünkü Nevşehir küçük ve ismi çok geçmeyen bir ildir. Hatta acınası bir durum ki yerel kanallar hariç birçok TV kanallarının hava durumlarında bile Nevşehir’in ismi geçmez. Fakat Kapadokya denilen yer, bölge Nevşehir ilinin sınırları içindedir. Geniş ovaların üzerinde irili ufaklı birçok ve hayranlıkla görmek isteyeceğiniz peri bacaları ile doludur. Çok güzel bir manzarası vardır. Gerçekten gezilip görülmesi gereken yerler arasında yer almalıdır. Hatta balayını geçirmek için kalınacak en güzel mekanlardan birisidir.

Özellikle uzak doğuluların çok fazla ilgisini çekmektedir. Her sezon turist akınına uğrar. Ülkemizde turizmin kriz yaşadığı dönemlerde bile Kapadokya bölgesi durumu hafif atlatmıştır. Kapadokya bölgesi sadece peri bacalarından ibaret değildir. Kayadan oyma evler oteller ve en önemlisi yeraltı mağaraları. Nevşehir’in birçok yerinde toprağın aşağı yukarı 50 cm altından itibaren yumuşak bir kayaç yapısı vardır. İşlemesi çok kolaydır. Şimdi tarih ve coğrafya dersi vermenin hiç gereği yok. Kısacası zamanında Anadolu’da yaşayan insanlar tarafından basit aletlerle kazılarak savunma, barınma gibi birçok ihtiyaç için kullanılan uçsuz bucaksız yeraltı şehirleri inşa edilmiştir.

Nevşehir Düğün Fotoğrafçısı

Geçtiğimiz günlerde Nevşehir Kalesi etrafında yapılan kentsel dönüşüm projesi çalışmalarında yeni bir yeraltı mağarası keşfedildi. Hatta öyle ki söylenilenlere göre dünyanın en uzun yeraltı mağarası olduğu iddia ediliyor. Mağaranın bir kısmı kalenin altından başlayıp Göre Kasabasına ulaştığı ve devamı olduğu söyleniyor. Nevşehir’de yaşıyorum ve bölgeyle alakalı bilgim olduğundan şunu söyleyebilirim ki bahsi geçen mesafe en az 7-8 km ve insan gücü ile yapılabilecek en önemli yapılardan birisidir bence. Bilek gücü ile karış karış oyularak işlenmiş birer şaheserdir yeraltı mağaraları. Nevşehir’in neredeyse her yerinde bu yeraltı şehirlerine rastlamak mümkündür.

Kapadokya Düğün Fotoğrafçısı

Kapadokya bölgesinde düğün yapmak her gelin ve damat adayının hayallerindedir. Çünkü hem göze hitap etmektedir hem de yöresel bir farklılık sunmaktadır. Kapadokya bölgesinin de kendisine özgü adetleri bulunmaktadır. Burada yörenin adetine göre ilk gün erkek evinde sabahın ilk ışıklarıyla bayrak kaldırılır. Günün akşamına da kına gecesi düzenlenir. Ertesi gün nişan merasimi ve sonraki günde de nikah ve düğün bir arada tamamlanır. Bu günlerin içerisinde de çeşitli eğlenceli aktiviteler olur. Çok heyecan vericidir bu aktiviteler. Damadın ayakkabısını kaybetmek, damadı kaçırmak, gelin evinde kapı bastırmak (gelinin çıkmasına izin vermemek), çeyiz sandığına oturmak, küp kapağı (kına gecesi bitiminde erkek evi tarafından arkadaşları ile birlikte kız evinin önünde oynamaya gidilir) gibi birçok aktivite vardır ve hepsi de çok eğlencelidir.

Kına ve nikah öncesinde de dış çekimlere gidilmektedir ki Kapadokya bölgesinde dış çekim bir başka güzel görüntülere tanık olmaktadır. Burada düğünler gece boyu sürer. Günümüzde kimse bu güzel anların boşa gitmesini istemiyor. Bu yüzden anı ölümsüzleştirmek için sürekli kayıt altına almaya çalışıyor. Herkesin elinde imkân olmadığı için bu alanda profesyonel hizmet veren firmalara ihtiyaç duyuluyor.

Resim çekmek, video çekmek çok güzeldir. Herkes düğünlerde resim çekmek istiyor ama ortamın ışığı ve ellerindeki cihazın kalitesine göre istedikleri fotoğrafa ulaşamayabiliyor. Bu da ister istemez can sıkıcı bir hal alıyor. Kapadokya düğün fotoğrafçılarının ellerindeki profesyonel fotoğraf makineleri ile çektikleri resimler daha güzel, canlı ve kaliteli. Aynı zamanda bu işi profesyonel olarak yaptıkları için bakış açıları ve değerlendirmeleri de doğal olarak farklı oluyor. Kelimenin tam anlamıyla ânı yakalıyorlar.

Düğün fotoğraflarının yeri evli çiftler için bir başkadır. İnsanlar bir ömür boyu fotoğraflarını saklamak ister. Bazen bir bakıp gülümsemek, bazen o anı anımsamak, bazen yeni nesillere göstermek gibi birçok amaçla fotoğrafları saklarız. Bilgisayardan ya da telefondan bakmakla fotoğrafa bakmak bile bazı insanlar için çok fark eder. Fotoğrafın insana verdiği haz ve duygu çok farklıdır. Telefon ya da bilgisayardan baktığında insan aynı duyguyu yaşayamaz. Özellikle bu cihazları kullanmayan nesilden gelen insanlar daha çok böyle düşünmekte.

Resimler eskiyebilir fakat onlara değer katan zaten eskimesidir. Yılların bizi yaşlandırdığı gibi fotoğrafların da eskiyip yıpranması onları bir başka duygu ile güçlendirir. Bazen bir fotoğrafla duygulanıp, bir fotoğrafla kahkaha atabiliriz. Özellikle en çok eğlendiğimiz ve albümlerimizin birçoğunu dolduran düğün fotoğraflarıdır. Düğün insanların en önemli günlerinden biridir. Bu anı insan bir kere yaşar. Her şeyin yolunda ve sıkıntısız geçmesini ister. Doğal olarak düğün fotoğraflarının bir karesinde bile hata olsun istemez. Bu yüzden işinden anlayan ve düzgün yapan profesyonel bir düğün fotoğrafçısı ile çalışmak en mantıklısı olacaktır.